Çok bölgeli ve çok dilli siteler

İçeriği birden çok dilde sunan web sitelerine çok dilli web siteleri denir. Çok dilli web sitelerine, sitesinin İngilizce ve Fransızca sürümleri olan bir Kanada işletmesini veya hem İspanyolca hem de Portekizce içeriğe yer veren Latin Amerika futboluyla ilgili bir blogu örnek olarak verebiliriz.

Çok bölgeli web siteleri de, açık olarak farklı ülkelerdeki kullanıcıları hedefleyen web siteleridir. Bazı siteler hem çok bölgeli, hem de çok dillidir (örneğin, ABD ve Kanada için farklı sürümleri olan ve Kanada içeriği için hem Fransızca hem de İngilizce sürümlerine sahip bir site).

Bir web sitesinin birden çok ülkeyi ve/veya dili kapsayacak şekilde genişletilmesi zorlayıcı olabilir. Sitenizin birden çok sürümü olacağından sorunlar da katlanacaktır. Bu nedenle, orijinal sitenizi mümkün olduğu kadar ayrıntılı bir şekilde test ettiğinizden ve bu sitelere yönelik uygun altyapıya sahip olduğunuzdan emin olun. Aşağıda, çok dilli ve/veya çok bölgeli siteleri oluştururken uygulayacağınız bazı kurallar ve en iyi uygulamalar verilmiştir.

Sitenizin çok dilli sürümlerini yönetme Daha fazla bilgi edinin...
Site içeriğini belirli bir ülkeye hedefleme Daha fazla bilgi edinin...
Yinelenen içerik ve uluslararası siteler Daha fazla bilgi edinin...
 

Sitenizin çok dilli sürümlerini yönetme

Burada, yerelleştirilmiş içeriğinizin uygun dillere ilişkin arama sonuçlarında göründüğünden emin olmanız için bazı ipuçları sağlanmaktadır.

Sayfa dilinin açıkça belli olduğundan emin olun

Google, sayfanızın dilini belirlemek için yalnızca sayfanızın görünür içeriğini kullanır. lang özelliği gibi kod seviyesinde dil bilgilerini kullanmayız. Her bir sayfada içerik ve gezinme için tek bir dil kullanarak ve orijinal metinle çeviriyi yan yana sunmaktan kaçınarak Google'ın dili doğru bir şekilde belirlemesine yardımcı olabilirsiniz. İçeriğinizin büyük bir çoğunluğunu tek bir dilde tutarken, yalnızca sayfalarınızdaki ortak metinleri çevirirseniz (kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğe sahip sayfalarda sıklıkla görülür), aynı içerik, ortak metni sunan farklı dillerle birlikte arama sonuçlarında birden çok kez göründüğünde kullanıcı için kötü deneyime neden olabilir.

Arama motorlarının sitenizde yer alan otomatik olarak çevrilmiş sayfaları taramasını engellemek için robots.txt dosyasını kullanın. Otomatik çeviriler her zaman anlamlı olmayabilir ve spam olarak görülebilir. Daha da önemlisi, kötü veya yapay görünen bir çeviri, kullanıcıların siteniz hakkındaki görüşlerini olumsuz etkileyebilir.

Farklı dildeki her sürümün kolayca keşfedilebildiğinden emin olun

Her dil için içerikleri ayrı URL'lerde tutun. Sayfanın çevrilmiş sürümlerini göstermek için çerez kullanmayın. Bir sayfanın farklı dildeki sürümleri arasında çapraz bağlantılar kullanmayı düşünebilirsiniz. Bu şekilde, sayfanızın Almanca sürümüne gelen bir Fransız kullanıcı, tek bir tıklamayla doğru dil sürümüne gidebilir.

Kullanıcının algılanan diline göre otomatik olarak yeniden yönlendirme yapmaktan kaçının. Bu yeniden yönlendirmeler kullanıcıların (ve arama motorlarının) sitenizin tüm sürümlerini görüntülemesini engelleyebilir.

URL seçiminizi dikkatli yapın

Google, sayfanın dilini belirlemek için sayfadaki içeriği kullanır, ancak URL'nin kendisi gerçek kullanıcılara sayfanın içeriğiyle ilgili yararlı ipuçları sağlar. Örneğin, şu .ca URL'lerinde Fransızca içeriği açıkça belirtmek için alt alan adı veya alt dizin olarak fr kullanılmıştır: http://example.ca/fr/vélo-de-montagne.html ve http://fr.example.ca/vélo-de-montagne.html.

Dilin URL'de belirtilmesi de sitenizdeki çok dilli içerikle ilgili sorunları keşfetmenize yardımcı olabilir.

URL'deki sözcükleri çevirmenin veya Internationalized Domain Name (IDN) (Uluslararası Hale Getirilmiş Alan Adı) kullanmanın herhangi bir sakıncası yoktur. URL'de UTF-8 kodlaması kullandığınızdan emin olun (aslında, UTF-8'i mümkün olan her yerde kullanmanızı öneririz) ve bağlantı oluştururken URL'lerde çıkış karakteri kullanmayı unutmayın.

Site içeriğini belirli bir ülkeye hedefleme

Google, bir sitenin hedeflediği ülkenin farkında olursa, bu bilgileri farklı ülkelerdeki arama sonuçlarımızın kalitesini iyileştirmek için kullanabiliriz. Google, web sitesinin hedeflediği bir ülkeyi belirlemek için genel olarak aşağıdaki öğeleri kullanır:

  • Ülke kodu üst düzey alan adları (ccTLD'ler). Bunlar, belirli bir ülkeye bağlıdır (örneğin, Türkiye için .tr veya Çin için .cn) ve dolayısıyla, hem kullanıcılar hem de arama motorları için sitenizin açık bir şekilde belirli bir ülkeye yönelik hazırlandığına ilişkin güçlü birer sinyaldir. (Bazı ülkelerde ccTLD'lerin kullanımına ilişkin kısıtlamalar olduğundan öncelikle gerekli araştırmayı yapmayı unutmayın.) Ayrıca bazı özel ccTLD'leri gTLD gibi işleriz (.tv, .me, gibi), çünkü kullanıcılar ve web yöneticileri çoğu zaman bunları ülkeye yönelik olmaktan çok, daha genel öğeler olarak görürler (gTLD gibi saydığımız bu tür özel ccTLD'ler sürekli değiştiğinden tam listesi elimizde mevcut değildir). Google'ın genel sınıfında saydığı alan adlarının tam listesini inceleyin.
  • Coğrafi hedefleme ayarları. Google'a, sitenizin belirli bir ülkeyi hedeflediğini göstermek için Search Console'daki Ülke hedefleme aracını kullanabilirsiniz. Bunu yalnızca sitenizin bir genel üst düzey alan adı varsa yapın. Bununla birlikte, siteniz birden fazla ülkeyi hedefliyorsa, bu aracı kullanmayın. Örneğin, Montreal'deki restoranlarla ilgili bir site için Kanada hedefinin belirlenmesi anlamlı olurken; Fransa, Kanada ve Mali'deki Fransızca konuşan kullanıcıları hedefleyen bir site için aynı hedefin belirlenmesi bir anlam ifade etmez.

    Not: .eu veya .asia gibi bölgesel üst düzey alan adları belirli bir ülkeye özel olmadığından, Google bunları genel üst düzey alan adları sınıfında sayar. 

  • Sunucu konumu (Sunucunun IP adresinden). Sunucunun konumu genellikle fiziksel olarak kullanıcılarınızın yakınındadır ve sitenizin hedeflediği kitleyle ilgili bir işaret olabilir. Bazı web siteleri, dağıtılmış içerik teslimi ağları (CDN) kullanır veya web sunucusu altyapısı daha iyi olan bir ülkede barındırılır. Dolayısıyla, bu açık bir işaret değildir.
  • Diğer sinyaller. Sitenizin hedef kitlesiyle ilgili diğer ipucu kaynakları olarak sayfalardaki yerel adresler ve telefon numaraları, geçerli yerel dil ve para birimi, diğer yerel sitelerden verilen bağlantılar ve/veya http://www.google.com/places Google Benim İşletmem (mevcutsa) kullanılabilir.

Google, coğrafi hedefleme için konumsal meta etiketleri (geo.position veya distribution gibi) ya da HTML öznitelikleri kullanmaz.

URL yapıları

Sitenizin çeşitli bölümlerini coğrafi olarak farklı bölgelere hedeflemenizi kolaylaştıracak bir URL yapısı kullanın. Aşağıdaki tabloda seçenekleriniz belirtilmiştir:

URL yapısı Örnek Artıları Eksileri
Ülkeye özel example.ie
  • Açık coğrafi hedefleme
  • Sunucu konumundan bağımsızdır
  • Siteler kolayca ayrılabilir
  • Pahalıdır (kullanımı sınırlı olabilir)
  • Daha fazla altyapı gerektirir
  • Katı kurallı ccTLD gereksinimleri (bazı durumlarda)
gTLD'li alt alan adları de.example.com
  • Kurulumu kolaydır
  • Search Console coğrafi hedeflemesini kullanabilir
  • Farklı sunucu konumlarına olanak tanır
  • Siteler kolayca ayrılabilir
  • Kullanıcılar, coğrafi hedeflemeyi yalnızca URL'den tanıyamayabilir ("de" diliniz için mi, yoksa ülkeniz için mi kullanılmıştır?)
gTLD'li alt dizinler example.com/de/
  • Kurulumu kolaydır
  • Search Console coğrafi hedeflemesini kullanabilir
  • Düşük bakım maliyeti (aynı ana makine)
  • Kullanıcılar, coğrafi hedeflemeyi tek başına URL'den tanıyamayabilir
  • Tek sunucu konumu
  • Sitelerin ayrılması daha zor olur
URL parametreleri site.com?loc=de
  • Önerilmez.
  • URL tabanlı segmentasyon zordur
  • Kullanıcılar, coğrafi hedeflemeyi tek başına URL'den tanıyamayabilir
  • Search Console'da coğrafi hedefleme mümkün değildir

Coğrafi hedefleme kesin belirlenen bir özellik değildir; dolayısıyla, sitenizin "yanlış" sürümüne gelen kullanıcıların göz önünde bulundurulması önemlidir. Bunu yapmanın bir yolu, tüm sayfalarda kullanıcıların istedikleri bölgeyi ve/veya dili seçmelerini sağlayacak bağlantılar sunmak olabilir.

Yinelenen içerik ve uluslararası siteler

Farklı bölgeler için ve farklı dillerde içerik sağlayan web siteleri bazen aynı veya benzer, ancak farklı URL'lerde bulunan içerikler oluştururlar. Bu genellikle, içerik, farklı ülkelerdeki farklı kullanıcılar için olduğu sürece sorun teşkil etmez. Her bir farklı kullanıcı grubu için benzersiz içerik sağlamanızı kesinlikle önersek de, bunun her zaman mümkün olmayabileceğinin farkındayız. Yinelenen içeriği genellikle robots.txt dosyasıyla taranmasını önleyerek veya "noindex" robot meta etiketi kullanarak "gizlemeye" gerek yoktur. Ancak, aynı içeriği aynı kullanıcılara farklı URL'lerde sağlıyorsanız (örneğin, example.de/ ve example.com/de/ URL'lerinin her ikisi de Almanya'daki kullanıcılar için Almanca içerik gösteriyorsa), tercih ettiğiniz bir sürümü seçmeniz ve uygun bir şekilde yeniden yönlendirmeniz (ya da rel=canonical bağlantı öğesini kullanmanız) gerekir. Ayrıca, arayan kişilere doğru dil veya bölgesel URL'nin sunulduğundan emin olmak için rel-alternate-hreflang ile ilgili yönergelere de uymalısınız.

Bu makale faydalı mıydı?
Bunu nasıl iyileştirebiliriz?